23 Şubat 2014 Pazar

Uzun Dünya, Terry Pratchett & Stephen Baxter


İnsanlık, beşiği olan gezegenin kaynaklarını tüketmeye ve dünyayı yaşanılmaz hale getirmeye yaklaşmışken, sonsuz sayıda paralel dünyaya erişim şansı ortaya çıkar. "Adım Günü" nden itibaren insanlar "Doğu" ve "Batı" yönünde olmak üzere olasılıklar ağacının dallarına dahil olan çok sayıda paralel dünyaya çok basit düzenekler olan " Adımlayıcılar" sayesinde erişebilmektedir. Güç kaynağı olarak bir patates  kullanan bu aygıtlara rağmen adımlayamayan insanlar ise Esas Dünya'da mahsur kalmakta kimi zaman aileleri tarafından terk edilmektedir. Ekonomik ve sosyal açıdan insanlık tarihinin tümden değiştiren bu fenomen insanlığı 2'ye bölmüştür. Varoşlar boşalmakta, hükümetler başka dünyalara göç eden vatandaşlarından nasıl vergi toplayacağını düşünmektedir. Bu kaos ortamının orta yerinde doğan Joshua Valiente ise doğal bir adımlayıcıdır efsaneleşen Joshua'ya Black şirketi bir keşif gezisinde rehberlik etmesi için teklif götürür. Joshua, bir zamanlar Tibetli bir motorsiklet tamircisi şimdi ise makinelere hapsolmuş bir süper bilinç olarak reenkarne olmuş Lobsang'la beraber Uzun Dünya'nın sonuna doğru tekinsiz bir yolculuğa çıkacaktır. Esas soru ise: Uzun Dünya'nın bir sonu var mıdır?

M-brane kuramına atıfla açtıkları kurgularını  ekonomik ve sosyal argümanlarla destekleyen yazarlar, Lewis Carroll, Turing ve Salinger imalarıyla da süslemişler. Mülkiyet ve otorite sorgusunun son derece güçlü işlendiği, soylu vahşi mantrasının ve insanlığın merakıyla desteklenen yayılma ihtiyacının açıklandığı güzel kurgu oyunlarıyla akıcı ve kimi yerde mizahi olabilen ( Terry Pratchett kendini her sayfada belli ediyor :) ) eser Robinson Crusoe, Sineklerin Tanrısı na göndermelerde bulunuyor. Değer sistemlerinin tamamen çöktüğü koloniler de takas sistemine dönüş yaşanmış. Para ve kıymetli cevherler değersiz denecek kadar ( her dünyada işlenmemiş ve çıkarılmamış trilyonlarca ton ) bol. kimi yerde "kıyak" adı verilen alıcı ve satıcının değerine beraber karar verdiği piyasa baskısının veya vergi yükünün bulunmadığı para birimleri kullanılmakta.



Diğer paralel dünyalara kararlı metaller adımlanamadığı için insanlığın medeniyet macerasına avcılık ve toplayıcılıktan ufak kabile ve köylerden  en baştan başlaması gerekmekte. maden ve ürünlerinin taşınamaması yüzünden Dünyalar arasında bir ticaret zinciri kurulması olasılığı bulunmuyor. Yerleşilecek alanın bolluğu ve küçük toplulukların hayatta kalması için gereken güvenin yoğun olması sebebiyle suç yok denecek denli az. Adımlama sadece mekanda oynamaya neden olduğu için 500 yıl dışında zamansal oynama yok ve tüm dünyalar birbirinin ( ufak farklılıklar hariç ) tıpatıp aynısı. Adımlamanın Esas Dünya'da ortaya çıkıp diğer dünyalara dağılması fosil kayıtları ile destekleniyor.

Mitolojik yaratıklarla bağdaştırılan diğer insan türleri Uzun Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan topluluklar olarak insanlarla zaman zaman temas ediyor ve bazen Esas Dünya'ya bile uğruyorlar. Lobsang üzerinden insanlık sorgusu yürüten yazarlar, Lobsang'ın insan olduğunu iddia ettiği argümanlara rağmen davranışçı tavırları ve klinik kasaplığa varan bilimsel merakı onu makinelere daha yakın bir noktaya koymakta. Şarkıların ortak hafıza görevi gördüğü argümanlarını destekleyen yazarlar, inceden Jung atfında bulunuyorlar. Oz büyücüsü atfında bulunan yazarlar, kimi koloni yapılanmalarında açıkça anarşik yapılanmalar kurarak otorite yokluğu görüşünü desteklemişler. Tüm metine varoluşçu imalar hakim ve evrimsel olasılık açılımları da Darwin atfında bulunan yazarlar, kurgularını destekli ve inandırıcı kurgu oyunları ile sunmuşlar. Başından sonuna akıcı ve merak uyandırıcı bir eser olan "Uzun Dünya", şaşırtıcı  bir sonla noktalanıp okurlarını daha fazlası için aç halde bırakıyor. İthaki'nin son dönemdeki ağır toplarından olan eser, tüm bilim kurgu hayranları kadar farklı bir kitap okumak isteyen herkese hitap edecektir.



2 yorum:

  1. Of yahu, bitmiyor okunacak yeni kitaplar :(
    Çok ilginç gözüküyor bu kitap. Listeye eklemeli hemen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunacak kitap çok, zaman az demişler :)

      Sil