5 Temmuz 2014 Cumartesi

Elif, G. Willow Wilson


Elif, İran’da ismi belirtilmeyen bir kıyı şehrinde yaşayan genç bir hackerdır. Sevgilisinin onu terk etmesiyle yıkılır ve kendisini sanal alemde asla görmemesi için çok gelişmiş bir tanılayıcı/ keylogger dizayn etmeye başlar. Eski sevgilisinin ona yolladığı kitap tüm dünyasını alt üst edecek sanal dünyayı ve başka alemleri de sarsacak çatışmaları başlatacaktır. Yan komşusuyla beraber Devlet’in gönderdiği polislerden kaçan Elif, cinlerin de yardımını arayacak alemler arasında bir kovalamaca başlayacaktır...

Yaşlı bir adamın hapsettiği bir cine zorla hikaye anlattırmasıyla açılan eser, büyüyle doğaya ve algılara tahakküm arzusuna vurgu yapıyor.Entropiye atıfta bulunan metin Philip Pullman’ın Altın Pusula’sından bahsetmiş. Aile içinde bir iç grup dış grup çatışmasını Elif ve annesi üzerinden aktaran yazar, toplumda bulunan ırksal ayrımcılığı vurguluyor. Çokça siyasal tarihi gönderme yapıp elitizm ve sosyal adaletsizlik vurgularına başvuran yazar sansür altında baskıcı bir hükümet ve toplumun dayatmalarını tanımlıyor.



Elif ve İntizar’ın kırık aşkı ırksal arka planından doğan ayrımcılığa bağlanarak, katı sosyal dayatmalar vurgulanmış. Elif’in çocukça hezeyanı onu çok gelişmiş bir hack aracı yaratmaya itiyor. Atatürk ve John Addams atıfları yapan yazar “Makinedeki Hayalet” atfında bulunmuş.   Kaçışçılığın Elif üzerinden irdelendiği metinde gerçek dünyadan çekinen Elif sanal alemi ve makineleri insanlardan ve hayattan daha rahatlatıcı bulmasıyla vurgulanmış. Mistisizmi yücelten Vikram, son derece ilginç ve taze bir karakter olarak  okurun karşısına çıkıyor, bilgeliği yüceltiyor. Narnia Günlükleri atfı yapan yazar, Binbir Gündüz Masalları üzerinden gizli Jung ve ortak bilinçaltı göndermelerinde bulunmuş. Görücü usülü evlilikler ve nette başlayan ilişkileri son derece güzel bağdaştıran yazar, Baudrillard atfı yapmış ve Modern Batı ve Doğu’yu kıyaslamış sıkça. Toplumun yüzeyinin altında yatan seksizm ve ırkçılık tecrübesiz bir oğlanın ağzından okura aktarılıyor.



Kuantum hesaplamaları ve Kur’an’ın farklı anlamları, anlambilim hakkındaki çıkarım ve önermelerin dansı ahenkli akıcı ve ilgi çekici. İnsanlık onurunun ayaklar altına alındığı işkenceler ve psikolojik çözünmeye neden olacak vahşetin tanımlandığı hapishanede geçen bölüm okuru rahatsız edebilir ancak diktatörlüğün gerçekliğini aktardığı için son derece başarılı. Elif’in sanal alemde Devlet’e açıkça saldırması, isyankar tavırlarında Arap Bahar’ının esintileri hissediliyor. El, anal sadistik yönelimleri olan çığrından çıkmış bir pragmatist. Nesne ve özne kavramlarının karıştırılması bu tahakküm delisi ayrıcalıklı üzerinden aktarılmış. Elif’le benzeşmelerine rağmen önemli konularda taban tabana zıt karakterler. Akıl sağlığını korumak için geçmişinin imgelerine ve Dina’nın imajına sarılan Elif’e demokrasinin artık demode olduğunu, halkın kendi gücünden korktuğu için gidip oy vererek yetkisini aktardığını söyleyen El üzerinden aynı zamanda kayıtsızlık eleştirisi de yürütülmüş.




Elif’i kandıran Farukyaz nihilizm savunusu yaparken, yazar, sosyal değiş tokuşları sorgulamış. Kadın mahkumlara tecavüzün “normalliği” ise okurun kanını donduruyor. Lebon’a atıfta bulunan bir devrim kurgulayan yazar, kibrin veya bilenen silahın sahibine döneceği klişesiyle bitirmiş. Populist argümanları iki kadın arasında seçim yapmaya zorlanan Elif üzerinden aktaran yazar, metnin devrimci altyapısına karşın kadın haklarını, peçe gibi dayatmaları hiç sorgulamamış aksine yüceltmiş. Bun a benzer tutarsızlıklar kendine haklı yarım bir metin oluşmasına neden olmuş. Sadece ifade özgürlüğünü sanal alemde talep eden yazar, diğer özgürlükleri metnine katmamış.  Acem kültürünü yüceltmeye biraz fazla çabaladığı Batı’yı eleştirirken ortaya çıkan çıkan yazar, kraldan çok kralcılık yapmış kimi yerde.Akıcı, sürükleyici bir metin ve kesinlikle okunmayı hak ediyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder