23 Aralık 2013 Pazartesi

Caliban'ın Savaşı, James S. A. Corey ( Enginlik Serisi 2. Kitap )


Protomolekülün açığa çıkmasıyla başlayan olaylardan sonra, Güneş sistemindeki huzursuz barış, pamuk ipliğine bağlıdır. Güneş Sistemin'nin tahıl ambarı olan Ganymede'de konuşlanmış olan BM ve Mars birlikleri arasında bilinmeyen bir nedenden dolayı çıkan çatışma, topyekün bir savaşa neden olacak kadar şiddetlidir. Çatışmanın çıkmasının ardındaki gerçek sebebi bilen Çavuş Roberta Draper tüm bölüğünden sağ kalan tek kişidir. Bu asi ruhlu Mars donanma piyadesiyle, James Holden'in yolları kesişecek ve tüm Sistemi kapsayacak bir savaşın önüne geçmeye çalışan çetin ceviz politikacı olan Avasarala'nın da yardımıyla Ganymede'li bir botanikçinin küçük kızının arayacaklardır. Ancak hiçbirinin bilmediği bir şey vardır: Venüs hala aktiftir ve protomolekül kendini sürekli geliştirmektedir...

Yazarlar, savaşın yüksek oktanlı bölümlerinden ziyade Ganymede'deki insanlık dramıyla metinlerini açıyorlar. Gezegendeki sosyal ve ekolojik sistemlerin çökmesi kabile toplumuna benzer yapılar oluşturuyor ve insanların acılarından beslenen gaspçı, haraççı gibi asalakları bu ziyafet sofrasına davet ediyor. Mars ve BM arasındaki giderek yükselen gerginlik iki tarafın da Ganymede'de yaşananlara görmezden gelmesiyle sonuçlanıyor. Sosyal adaletsizlik ve bürokrasi yergisi bu kısımlarda sıklıkla kullanan yazarlar, koşulların yarattığı psikolojik çöküntüyü ve PTSD 'yi ( travma sonrası stress bozukluğu ) özellikle Prax ve Bobbie üzerinden işliyorlar.

Kolonide büyüyen çoğu insanın agorofobik olması ve Dünya'nın koşullarına sert tepkiler vermesi hoş ve yerinde detaylardan sadece biri. Holden ve Miller arasında bir özdeşleşme ve kimlik bunalımını kurgularına dahil eden yazarlar aynı konsepti Bobbie'nin yaşadığı kimlik krizinde de işlemişler. Avasarala ve Roberta'nın ilişkisi, iç grup - dış grup çatışmasına güzel göndermeler içeren bir yapıya sahip. Evrimsel baskılara Psikolojik ve Nietzchevari açılımlar getiren yazarlar, Escher ve Kurosawa atfında bulunuyor. 

Holden'in bilginin serbest paylaşımı anlayışına karşı durabilecek olan güçlü bir karakterin ( Avasarala ) kurguya dahil olması diyaloglar ve ilişkilerin doğasını derinden etkiliyor. Yazarların, Naomi ve Holden arasındaki ilişkinin space opera'ların olmazsa olmazı aşk temasını doldurduğu ve siyaseti kurguya daha fazla dahil ederek, detaylı ve akıcı bir okuma sunan eser kaleme alındığı gözden kaçmıyor. Özellikle Fizik ve biyolojinin temel kurallarına bağlı kalınmış ve mantıksal temellere oturtulmuş olan açıklamalar okuru yoracak veya kurgudan kopmasını sağlayacak düzeyde değiller. Kimi yerlerde klişelere de başvuran yazarlar akımı hiç bozmamış ve okuru şoke edecek bir sonla eserlerini noktalamışlar.


Enginlik Serisinin 2. kitabı tempoyu hiç düşürmeden bir solukta okunan güçlü ve başarılı bir bilim kurgu. Türün hayranları zaten kaçırmayacaktır, ancak herkesin zevk alabileceği tonu diğer türlerin hayranlarını da cezbedecektir diye düşünüyorum. Kaçırmayın üzülürsünüz. Keyifli Okumalar dilerim. Başka incelemelerde görüşmek üzere.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder