26 Ocak 2013 Cumartesi

2010 : Uzay Efsanesi 2





Discovery'nin yaşadığı trajediden sonra ilk programın koordinatörü Heywood Floyd istifa ettirilmiştir. Hawai Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmakta olan Floyd, Discovery'nin geri getirilmesi ve meçhul tektaşın incelenmeye devam etmesi için süregelen bir uzay yarışı olduğunun farkındadır. Soyvetler ve Amerika bu zorlu ödüle ulaşmak için güçlerini birleştirirler. Leonov mürettebatına katılan Floyd, en büyük başarısızlığı ve sorumluluğuyla yüzleşmek için uzun bir yol gidecektir. Ancak meçhul taşla Çinlilerde ilgilenmektedir, bu yarışın sonuçlarını ne modern bilim ne de politika belirleyecektir. Yıldız tarlalarının çiftçileri sessizliklerini korumakta bu yeni filizlenen türü yakından izlemektedir...

Merak unsurunu Rama serisi kadar ustaca kullanan yazar, bu kez kurgusuna bolca politika katmış. Uzayın ortasında politik bir kriz patlak verirse ne olur? Görev kontroller araya girebilir mi? Ülkeler savaşır mı? Bunun gibi bürokratik engeller ve uzayın dayattığı çaresizlik öğelerini son derece başarılı kullanmış eserinde. Güneş sistemi içinde yüksek yaşam formlarıyla ilk temas kimsenin beklemediği bir yerde gerçekleşiyor, şaşırtıcı ve hoş bir motif. Yazarın imzası yerine geçen Shakespeare alıntıları yanında; Tolkien ve Yüzüklerin efendisi, Moby Dick, Don Kişot, Disney, Freud, Einstein göndermeleri göze çarpıyor. Tasvirlerini son derece güçlü kullanmış, o parlak renklere dokunacakmışsınız gibi dokumuş kelimeleriyle.

Ekibin psikolojisini es geçemeyen usta yazar, kurgusunu samimi itiraflar ve eşcinsellik gibi motiflerle süslemiş. İlk kitaptaki kahramanımız geri dönüyor. Yıldızların çocuğu Dave Bowman sayesinde hayalgücünün sınırlarında gezindiğimiz yolculuğa devam ediyoruz. Akıcı yazımı ve merağı doygun kullanan bu kitap bir kültün devamı niteliğinde ve ilk kitabından aşağı kalır bir yanı yok. Farklı bir şey okumak isteyenler içinde Uzay efsanesi serisi iyi bir tercih olabilir. Keyifli okumalar dilerim. Başka incelemelerde görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder